SeLaM

  • 5/2/2007 -
  • Ayıcıkları çok seviyorum.Çok tatlılar

    Yorum ( 3 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 4/2/2007 -
  • Selam arkadaşlar diyer sayfalarıma girmeyi unutmayınız Winx Club var.Dahada güzel şeyler var bu  günlük bu kadar  byessss...

    Yorum ( 2 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 4/2/2007 - Winx club Dünyası
  • Bloom
    Ejder Ateşi Perisi

    Yaş : 16

    Gezegen : Dünya

    Hoşlandıkları : Büyülü dünyalar ve varlıklar ile ilgili herşey

    Güçlü Yanları : Başkalarını düşünür, bağımsız ve doğuştan lider ruhlu

    Zayıf yanları : Sabırsız, inatçı, peri kökeni ile ilgili şüphelerinden dolayı biraz da güvensiz.


    Bloom, sorunları, okulla ilgili sorumlulukları, arkadaşları ve… düşleriyle dünyadaki herhangi bir genç kızdan farksızdır.

    Her gün sessiz sakin geçmekte olan yaşantısını sevmekte, öte yandan büyülü yerlerden ve sihirli varlıklardan oluşan bambaşka bir dünyanın varlığını hayal etmektedir.

    Bloom, yüreğinin derinlerinde hayallerinin gerçeğe dönüşebileceğini hissetmektedir. Aslında, çok geçmeden, kendisinde onu çok özel bir kıza dönüştürecek olan büyük bir enerji olduğunu öğrenecektir! (Bu arada, “Enerji,” Sihirli Burçların bir özelliğidir… Sihirli Burcunu bilmiyorsan, Bloom bunu öğrenmene yardım eder!)

    Bloom’un yazgısı, kendisinin düşleyebileceğinden çok daha farklı ve heyecan vericidir...

     

             Stella

    Stella
    Güneş ve Ay Perisi

    Yaş : 17

    Ülkesi : Solaria

    Güç Kaynakları : Enerjisini güneş ve ay ışığından alır.

    Hoşlandıkları : Güzel olan herşey, aşk büyüleri ve en son moda giysiler.

     Güçlü Yönleri :Hayat dolu, iyimser.

    Zayıf yönleri : Tembel, okulu ve dersleri fazla ciddiye almaz, savurgan.

    Diğer Özellikler : Güzellik konusunda son derece bilinçlidir ve Bloom’un yakın arkadaşıdır.


    Stella, hayat doludur, ancak biraz bencildir ve kendine gereğinden fazla güvenir. Ancak Bloom’la tanıştıktan sonra kişiliğinin bu olumsuz yönleri biraz düzelecektir.

    Stella, gezegeninden Alfea Peri Okulu’na ailesinin isteğiyle gelmiştir. Onlar kızlarının gerçek bir peri olmasını istemektedir. Ama Stella dersleri ve notları pek de önemsemez.

    Stella, dersleriyle değil de giyimi ve görünümüyle ilgilidir. Her fırsatta zarafetini sergiler. (“Zarafet,” Sihirli Burçların bir özelliğidir… Sihirli Burcunu bilmiyorsan, Bloom bunu öğrenmene yardım eder!) Gösterişe meraklı ve çok hoş bir kız olduğunun bilincindedir.

     

                 Flora

    Doğa Perisi

    Yaş : 16

    Ülkesi : Yemyeşil Periülkesi

    Güç Kaynakları: Enerjisini çiçeklerden ve bitkilerden alır.

    Hoşlandıkları: Ormancılık çalışmaları, botanik deneyleri.

    Güçlü Yönleri: Grubun en olgunu, son derece sorumluluk sahibi.

    Zayıf Yönleri: Kendine güveni az.

    Diğer Özellikler: Yatakhanede Bloom’un oda arkadaşıdır.

    Flora sıcakkanlı bir kızdır, daima herkese yardım etmeye hazırdır: Bunu doğaya duyduğu sevgiyle de ortaya koyar.

    Alfea yatılı okulunda da olgun ve sorumluluk sahibi bir öğrencidir: En büyük düşü, Büyülü Boyut’taki bütün bitki ve çiçeklere yardım etmek için büyülü gücünü nasıl kullanacağını öğrenmektir.

    Flora’nın bu kadar duyarlı olması bazen onu utangaç ve çekingen hale getirir, çünkü kendine yeterince güvenmez… (“Duyarlılık,” Sihirli Burçların bir özelliğidir… Sihirli Burcunu bilmiyorsan, Bloom bunu öğrenmene yardım eder!) Ama Winx sayesinde, yeteneklerine inanmayı öğrenecektir.

     

     

     

                 
    Tecna

    Yaş: 16

    Ülkesi: Tekno Toz Peri ülkesi

    Güç Kaynakları: Gücünü yüksek teknoloji ürünü olan herşeyden alır.

    Hoşlandıkları: Bilim, bilgisayarlar, buluşlar.

    Güçlü Yönleri: Mükemmeliyetçi, çok kararlı.

    Diğer Özellikleri: Yarı androiddir.

    Tecna, ilgi duyduğu alanlardan dolayı, daima kendini arkadaşlarından biraz farklı hissetmiştir: Ne de olsa, bilimden ve buluşlardan hoşlanmaktadır. Diğer kızlar boş zamanlarını eğlenceli uğraşlarla geçirmeyi severken, azimli ve kararlı bir kız olan Tecna, hep yeni şeyler keşfetmeye çalışır.

    Belki duygusuz gibi görünebilir, ama bunun nedeni, onu daima arkadaşlarına bilgece öğütler vermeye yönelten müthiş sağduyusudur. (“Sağduyu,” Sihirli Burçların bir özelliğidir… Sihirli Burcunu bilmiyorsan, Bloom bunu öğrenmene yardım eder!) Arkadaşlarının yardımıyla, Tecna da içindeki duyguları keşfedecektir.

     

     

     

    Miusa
    Müzik Perisi

    Yaş: 16

    Ülkesi: Melodi Peri Ülkesi

    Güç Kaynakları: Gücünü bütün müzik türlerinden almaktadır.

    Hoşlandıkları: Müzik aletleri çalmak, gün içinde hayallere dalmak.

    Güçlü Yönleri: Araştırma için doğal bir yeteneği vardır ve çok iyi bir gözlemcidir.

    Zayıf Yönleri: Bazen çok sinirlenebilir.

    Diğer Özellikleri: Tecna’nın oda arkadaşıdır ve grubun erkek Fatma’sıdır.

    Miusa, müzik dinlemeyi çok sever, böylece günboyu düş kurabilir...

    Müziğin gücü, Miusia’yı capcanlı bir kız yapar; her an patlamaya hazır gibidir. Ayrıca, en zor anlarında bile arkadaşlarını neşelendirmeyi başarır.

    Bazen düşünceli de olsa, müzik sayesinde hep hareketlidir ve yepyeni fikirlerle doludur: Hemen fark edilen yaratıcılığı Winx’in zor durumlardan kurtulmasına yardımcı olur.

     

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 4/2/2007 -
  • Ay ben bu kahramanı çok seviyorum çok tatlı çizgi filmide öyle ama artık başlamıyo

    Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 2/2/2007 - Öykü(İki Kurbağa)
  • Biri beyaz, diğeri siyah renkteki kurbağalarımızın huy ve mizacı tıpkı renkleri gibi zıtmış. Ak kurbağa ne kadar iyimserse Karakurbağa o kadar kötümsermiş. Ak kurbağa birşeye “ak” mı dedi; o hemen atılıp “kara” dermiş. Her şeyin olumsuz tarafını görmeye o kadar alışmış ki, gördüğü her şeyi eleştirmeyi neredeyse meslek haline getirmiş
    Günlerden birgün canları sıkılınca derenin yakınındaki köye doğru gitmeye karar vermişler. Akkurbağa:
    “İstersen fazla yaklaşmayalım, biliyorsun yaramaz çocuklar bizi görürse canımızı acıtabilirler” dediyse de, Karakurbağa ısrar etmiş:
    “Akşamın bu karanlığında çocuklar bizi nereden görsün Allah aşkına! Şu en yakındaki evin oraya kadar gidelim, sonra geri döneriz. Korkaklığı bırak şimdi.” Akkurbağa, korkaklıkla suçlanmaktan çekindiğinden, çaresiz kabul etmiş.
    Köye girmişler ve evin yanına gelmişler. Akkurbağa sıkıntılı bir vıraklama ile “Hadi, artık dönelim, içimde kötü duygular var!” demiş demesine, ama Karakurbağa heyecanla atılmış:
    “Gel bir oyun oynayıp öyle dönelim. Şuradaki yüksek kovayı görüyor musun? İkimiz aynı anda üstünden zıplayacağız. Bakalım yarışmayı kim kazanacak?”
    “Akşamın bu vaktinde bırak böyle çocuklukları lütfen!” diye itiraz edecek olmuş Akkurbağa, ancak yaramaz arkadaşı bir türlü fikrinden vazgeçmemiş. Hatta “Dediğimi yapmazsan, seninle artık arkadaş olmam!” diye tehdit bile savurmuş. Bunca yıllık arkadaşını kaybetmek istemeyen Akkurbağa bu teklifi de istemeye istemeye kabul etmiş.
    İki kurbağa hızla koşup zıplamışlar. Ama ne olduysa o zaman olmuş ve tam kova dedikleri şeyin üzerinde çarpışıp içine düşmüşler! Acı gerçeği o zaman anlamışlar: üzerinden atlamaya çalıştıkları o şey, yarısına kadar dolu kocaman bir süt güğümü değil miymiş meğer!
    Yorulana kadar giriştikleri denemelerin sonucunda başka bir gerçeği daha anlamışlar: Güğümün kenarları zıplayıp çıkmalarına imkân vermeyecek kadar yüksekmiş. Karakurbağa ümitsizlik içinde haykırmış:
    “Mahvolduk! Buradan çıkmamız mümkün değil! Bu güğümün içinde ölüp gideceğiz.”
    “O kadar kolay pes etme bakalım” diye karşılık vermiş Akkurbağa. “Çıkmadık candan ümit kesilmez. Kim bilir, hiç ummadığımız bir anda imdadımıza yardımsever bir el yetişir belki de.”
    Karakurbağa acı bir kahkaha attıktan sonra şöyle demiş:
    “Benim kurbağa Polyannam! Neler sayıklıyorsun sen? Bari böylesi bir haldeyken hayal görmekten vazgeç.”
    “Ben hayal filan görmüyorum. Nasıl bilmiyorum, ama buradan kurtulacakmışız gibi bir his var içimde. Kendini koyuverme sakın!”
    Ne yazık ki, Karakurbağa’nın ümitsizliği her geçen dakika bütün kalbini daha çok kaplamış ve ümitsizliği arttıkça bacaklarındaki güç ve kuvvet de azaldıkça azalmış. Ve en sonunda:
    “Bacaklarımda derman kalmamış. Hakkını helal et kardeşim!” deyip sütte yüzmekten vazgeçmiş. Bir-iki dakika sonra da son nefesini vermiş...
    Akkurbağa arkadaşının bu kadar kolay vazgeçip ölmesine çok üzülmüş, fakat ümidini hiç yitirmemiş. Sürekli şu şekilde yalvarmış Allah’a:
    “Darda kalanların sesini ancak Sen duyar, onların imdadına ancak Sen koşarsın! Senin rahmet ve şefkatin süt güğümüne düşmüş zavallı bir kurbağaya da yetişir elbet! Kurtar beni Allahım!”
    Akkurbağa bu şekilde yalvarırken, bir taraftan da sebebini bilmeden sütün içinde var gücüyle çırpınmış. Karanlıkta, yapayalnız, çaresiz, ama hiç ümitsizliğe düşmeden... çırpınmış, çırpınmış, çırpınmış.
    Bu hal dakikalarca devam etmiş.
    Bir ara arka tarafından ayağına birşey çarpmış. Dönüp baktığında bunun irice bir tereyağı topağı olduğunu görmüş. Oraya nereden geldiğini düşününce, bu tereyağının farkında olmadan kendi çırpınışlarıyla meydana geldiğini anlamış. Gözleri sevinçle parlamış, çünkü bu onun kurtuluş vesilesi olabilirmiş!
    Azalmaya yüz tutan gücü, ummadığı kadar artmış. Bu defa niçin yaptığını bilerek bacaklarını yine çırpıp durmuş. Bir saat kadar sonra tere yağ topağı o kadar büyümüş ki, onun üstüne basıp zıpladığı gibi güğümün dışına atlamış ve ilk sözü şu olmuş:
    “Rahmetinden ümidimi kestirmediğin ve imdadıma yetiştiğin için Sana şükürler olsun Allahım!”^

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    teşekkürler blog yapan adminlere

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS

    Kategoriler

    Arkadaşlarım

  • ceren01
  • witchdergisi2
  • irmawitchh

    Reklam

  • Sayfa: 1 - Toplam: 5
    | Sonraki Sayfa